BEBEKLERİMİZ
Tüm Bebeklerimiz
 
 
Polikistik Over Sendromu
 

Polikistik over her 5 kadından birinde görülüyor. Polikistik kelime olarak "çok sayıda kist" demek, yumurtalık içinde yan yana dizili çok sayıda kist oluşur. Polikistik over sendromu denmesinin nedeni ise tüylenme, adet düzensizliği ve şişmanlamadan oluşan belirtiler topluluğunun beraberce görülmesidir. Hormon dengesinde oluşan değişiklik adet gecikmelerine, metabolik problemlere(şeker hastalığı, şişmanlık, kalp damar hastalığı), kısırlığa ve gebelikte düşük riski artışına yol açar.

 

Normalde her kadında 2 adet yumurtalık var. Rahmin her iki yanında yaklaşık 2-3 cm büyüklüğünde olan yumurtalıklar içinde her ay belli bir düzende sıvı dolu kistçikler (follikül) içinde yumurta hücreleri olgunlaşır ve bu follikül duvarının çatlamasıyla olgunlaşmış yumurta hücresi tübe ve dolayısyla rahme geçer. Buluğ çağının başlaması ile birlikte, normalde her ay sadece bir yumurta döllenmeye hazır hale gelir. Eğer yumurtlama ve döllenme olmazsa kalınlaşmış olan rahmin iç yüzü (endometrium) dışarı atılır ve adet kanaması meydana gelir.

 

PKO, nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte genetik zeminde geliştiği düşünülen bir hastalıktır. Çevresel etkenlerin hastalığın ortaya çıkmasında rol oynadığı da düşünülmektedir.

 

PKOS’da yumurtlama problemi(yumurtlamama) vardır ve tanısında kan hormon değerleri de önemlidir. Hormon tetkiklerinde LH hormonunda artma gözlenirken, FSH hormonu değişme göstermez veya hafif azalabilir (LH/FSH oranı 3’ün üzerindedir). LH hormonundaki artış gebelikte düşük riski artışına sebep olabilir. PKOS'da hücrelerde insülüne karşı bir direnç yani rezistans vardır ve hormonal denge bozularak diabete (şeker hastalığı) eğilim ortaya çıkmaktadır. Androgen(erkeklik hormonu) artışına bağlı vücutta yağ dağılımı da değiştiği için polikistik over sendromu olan kadınların büyük bir kısmı şişmandır. Ayrıca kolesterol, hipertansiyon ve dolayısıyla kalp damar hastalığı riski de artmıştır. Yumurtlama olmaması sonucu progesteron hormonu üretimi olmamakta ve estrojen hormonu tek başına salgılanmaktadır. Estrojen hormonunun tek başına salgılanması ise rahim kanseri riskini arttırabilmektedir. Ultrasonografi sırasında rahim iç kısmında kalınlaşma ve düzensizlik gözlenirse patolojik incelenme için rahim içinden örnek alınması gerekir. 

 

Polikistik over sendromu olan kadınlarda androjen(erkeklik) hormonu fazla salgılandığı için erkek tipi kıllanma ve sivilceler ortaya çıkabilir. Ayrıca prolaktin hormonunda yükseklik ve böbreküstü bezinde hormon salgılamada bozukluk söz konusu olabilir.

Çocuk arzusu olmayan çiftlerde tedavide genellikle düşük doz östrojen içeren doğum kontrol hapları kullanılır. Bu ilaçların içinde bulunan progesteron hormonu, rahim iç tabakasını kalınlaşmaktan korur ve adet kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Doğum kontrol haplarını kullanamayan kadınlarda ise yalnızca progesteron içeren haplar ile tedavi edilebilir. Kıllanma şikayetleri olanlarda ise doğum kontrol hapları ile birlikte androjen(erkeklik)hormon reseptörlerini bloke eden siproteron asetat eklenebilir. Hormonal tedavinin yanında lazer epilasyon gibi yöntemler de kıllanma tedavisinde kullanılabilir.

 

PKOS hastalarında yumurtlamayı uyarıcı ilaçlardan klomifen sitrat kullanılmaktadır. Klomifenin başarısız olması durumunda ise iki ana yaklaşım söz konusudur. Bunlardan ilki enjektabl hormonlar ile yumurtalıkları uyarmak ve daha sonra aşılama (inseminasyon) yapmaktır. Bu tedavi ile %62'ye varan başarı oranları bildirilmiştir. Bu tedavinin en önemli komplikasyonu ovarian hiperstimülasyon sendromu ve çoğul gebeliklerdir. Tedavi konuya hakim hekimlerce yapılmalıdır.

İkinci alternatif ise laparoskopik diatermidir (LOD). Burada laparoskopi ile karın boşluğuna girilir, yumurtalıklar koter ya da lazer ile yakılarak üzerlerinde küçük delikler açılır. Tedavinin mekanizması bilinmemekle birlikte düzenli yumurtlamayı sağladığı ve klomifene olan cevabı iyileştirdiği gözlenmiştir. LOD sonrası 12 ay içinde kendiliğinden gebelik oranları %60-80 arasındadır.